Bir onceki yazimdan sonra uzun sureli ara vermek durumunda kaldim, bu surec icersinde dunya piyasalarinda baslayan satis hareketi arindan gelen iyimserlik ruzgarlari ile karsilastik dersek kisa bir ozet yapmis oluruz. Esasinda her gun olaylarin icerisinde olmak, saat saat takip etmek, her turlu hareketi sicagi sicagina yorumlamak bazi noktalari gormeyi zorlastirabiliyor, olaylara uzun vadeli perspektifle bakmayi sinirlayabiliyor, ve bunun sonucu olarak kisa vadede dogru gibi gozukse de esas resmin goruntuden kaybolmasi olgusunu doguruyor.
Bu durumdan yola cikarak genis resme bakalim. Malum 2006`nin mayis haziran aylarinda yasanan harketlerden sonra cifte secim yili 2007`de Turkiye icin buyuk bir dalga bekleyenlerin sayisi oldukca artmisti. Simdir buradan baslarsak secim yillari neden risklidir sorusu gundeme geliyor. Secim yillari hukumetlerin bir sonraki secimde de sandiktan guclu cikmalarini isteklerinin sonucu populist ekonomi politikalari gelistirme olasiliginin yukseldigi icin riskli. Ne varki bu risk Turkiye icin de gecerli herhangi baska bir ulke icin de gecerli. Hukumetler bu donemde kesenin agzini aciyor ve de gereksiz ve asiri harcamalarda bulunyor bunun uzerine yuksek oranli butce aciklari olusuyor, bu butce aciklari temelleri saglam olmayan bir ekonomi tabaninda krizlerin temel sebebi oluyor. ayrica bu durum ozellikle 80li yillarin sonu ve 90larda bizim de oldukca sik gormeye alisik oldugumuz bir durum. Ustelik artan yolsuzluk ve de bunun sonucu olusan "moral hazard" buradaki yillarin kaybolmasinin temel sebebi.
Yukselen harcamalar disinda siyasi gerginliklerin olmamasi ve de uzlasmaci politikalar izlenmesi ortami tabiki yatistirici etmenler olacaktir.
Bu noktada bir acidan finansal piyasalarin oneminin ortaya ciktigini dusunuyorum; nedenini acikalayacak olursak, piyasalar malum liberal veya kapitalist sistemin bir sonucu. Ancak mevcut ortami bozan bir hareketin bir numarali cezalandiricisi oluyor, veya gereksiz gerginliklerin onune gecmesiyle siyasetcilerin uzerinde adeta demoklesin kilici gibi bi tehdit olusturuyor. Liberal bir duzenin eseri oldugundan dolayi da siyasetin ekonomiye yansimasini de en asgaride tutuyor. Bu sebepten bugun piyasalar cumhurbaskanligi seciminde olasi bir AKP`linin basa gecmesine aldiris etmiyor.
Ancak yukarida saydiklarimizi piyasalar da iyiligimizi istedigi icin yada kara kasimizia kara gozumuze hayran oldugu icin yapmiyor,( kapitalist dunyanin urunu olan sey tabiki isin ucunda parayi dusunmeye programlandigindan) harcamalar arttigi zaman bunun borclanma gereksinimini arttiracagi akabinde faizleri yukseltecegi kisaca odeme guclugu olasiliginin artacagindan cekindiginden alip basini gidiyor...
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment